Herkesin stres ve gerginlik içinde olabileceğini ve herkes için bunun birbirinden farklı bir sürü sebebi olabileceğini söylemeye gerek yok. Özellikle şu dönemde, alışkanlıklarımızı ve pratiklerimizi değiştirmemize neden olan pandemi sürecinde, ekonomik, psikolojik ve evde kalmanın verdiği fiziksel zorluklar kendimizin ve çocuklarımızın daha fazla stres altında hissetmesine sebep olabilir.

Herkes akıl sağlığını ve iyi olma halini korumaya çalışıyor fakat bu her zaman kolay değil. Kendimiz stres altındayken, bunalmışken, dikkatimiz dağınıkken ya da başka önceliklere odaklanmışken başkalarını dinlemek, onların da stresli olabileceğini düşünmek oldukça zor olabilir. 

Çocuklarının bunları anlamasını sağlamak, hem kendimizi ifade edebilmek hem de çocukların kendilerini ifade etmeleri için güvenli ve tarafsız bir alan sağlamak, çocuklarımızı ve kendimizi rahatlatmak oldukça önemli. Bir iletişim biçimi olarak aktif dinleme üzerine Thomas Gordon Ebeveynlik Eğitimi ekibinden Michelle Adams’ın önerilerinden esinlenerek hem kendinize hem de çocuklarınıza bu konuda yardım edebileceğiniz aktif dinlemeye dair hazırladığımız önerilere göz atabilirsiniz. 

Aktif dinleme Nedir?

  • Aktif dinleme, kendi düşünce ve yargılarımızı dahil etmeden, dinlediğimiz kişinin kendi sözleri ile geribildirim vermektir. Anlatıcı tarafın iletişimindeki içeriği ve duygularını, yorumlamadan ya da yargılamadan, kendi ifade ettiği biçimde geri yansıtarak hem daha iyi anlayabilir hem de kendisini daha iyi anlamasına yardımcı olabilirsiniz. 
  • Aktif dinleme; empati, kabullenme, gerçeklik/içtenlik becerilerini ve duygularını en iyi şekilde ifade etmemizi sağlar. Çocukların karşılaştıkları problem ya da zorlukları çözmesi konusunda onları desteklememizi ve rehberlik etmemize imkan tanır. 
  • Aktif dinleme, dinlediğinizi göstermenin ve çocuğunuzun tam olarak ne demek istediğini anlayıp anladığınızı kontrol etmenin özel bir yoludur. Unutmayın, çoğunlukla başkalarını dinlerken ve ne demek istediklerini anlamaya çalışırken bazen bilinçli, bazen tamamen bilinçsiz bir şekilde kendi duygularımız, önyargılarımız ve değerlerimiz araya girebilir; karşı tarafın gerçekten anlatmak istediğini duymamızın önünde engel olabilir.
  • Aktif dinleme, hem iletilenin/dinlenenin gerçekliğini ve içeriğini hem de bunlara eşlik eden duyguları içeren bütün bir iletişimin yeniden ifadesidir.
  • Aktif dinleme; kendinizi çocuğunuzun yerine koymanızı, çocuğun düşünce ve duygularını anlamaya çalışmanızı ve daha sonra anlayışınızı yargılamadan veya ekleme yapmadan kabul ederek samimi bir şekilde paylaşmanızı gerektirir. 
  • Aktif dinleme, sizin ve çocuğunuzun gerçek deneyimini anlamanıza olanak tanır.

Böyle bir karşılıklı anlayış, çocuğun sorununu keşfetmesini ve ifade etmesini ardından da çözüme doğru ilerlemesini sağlar.

Bazen, üzgün bir çocuk neden üzüldüğünü tam olarak bilir, sorununu net bir şekilde ifade edebilir ve bu sorunu ya da zorluğu tamamen kendi başına çözebilir.

Fakat çoğu zaman çocuklar bir zorlukla karşılaştıklarında duygularından emin olamazlar, kendilerini net bir şekilde ifade etmekte zorlanırlar ve küçük ipuçları kullanarak ya da yaşadıklarını / hissettiklerini farklı şekillerde ifade edebilirler. Bu durumda onları dinleyecek ve kendilerini (kendilerini tam olarak anlayamadıklarında ve ifade edemediklerinde) anlayacak birilerine ihtiyaçları olur.  

Örneğin; 5 yaşındaki bir çocuk farklı sebeplerden korkmuş olabilir ve ağlayarak yanınıza gelebilir. Yaşadığı sorunu ve duyguların sebebini net bir şekilde görememiş olabilir veya görse de yaşadığı yoğun duygulardan ifade edemiyor olabilir. Sadece ağlıyor olabilir, sonrasında sinirlenebilir ya da size göre alakasız gelen ama onun bağlantı kurduğu bir durumla ilgili bir soru sorabilir, Arkadaşlarımla bir daha oynayabilecek miyim?”

Aktif bir şekilde dinleyen bir ebeveyn kendisi bir sonuca atlamadan çocuğun deneyimlediği durumu ve duyguları çocuğun ifade ettiği biçimde çocuğa geri yansıtarak çocuktan hissettiklerine ya da yaşadıklarına dair bir onay alabilir, gerçekten ne olduğuna dair çocuğun kendini ifade etmesi için teşvik edebilir. Çocuğunuz o sırada kendini net ifade edemiyor olsa bile (ya da size öyle geliyorsa) söylediklerini kendi ifade ettiği biçimde tekrar edin. Örneğin; “Arkadaşlarınla bir daha oynayamayacağını mı düşünüyorsun?”  

Bu durumda çocuğunuz onaylayabilir ya da reddedebilir. Soruları ya da söylenenleri tekrar etmek çocuğunuzun da problemini tekrar duymasını, üzerine düşünmesini sağlayabilir. Ardından “Arkadaşlarını gerçekten özlüyorsun. Onları ne zaman göreceğini bilmemek korkutucu olabilir.” diyebilirsiniz. Böylece çocuğunuzu dinlerken, onun kendisini de dinlemesini sağlayabilirsiniz. Böylece çocuğunuz yaşadıklarına ya da hissettiklerine dair kendini her bir cümlede daha açık ifade edebilir. 

  • Aktif dinleme, empatinin olmazsa olmazıdır. Empati karşımızdakinin hissettiğini hissetmek zorunda olduğumuz anlamına gelmez. Empati, sadece karşımızdakini dinlediğimiz, anladığımız ve yargılamadan duygu ve deneyimini paylaştığımız bir iletişim biçimidir. 
  • Aktif dinleme, “duygu sellerini” hafifletir. Çocuğun duyguları düşüncelerini bastırdığında aktif dinleme bu duuyguların ağırlığını hafifletir ve çocuğun daha açık bir şekilde düşünmesini ve sorunu görmesine yardımcı olur. Yaşadığı problemin ne olduğunu net bir şekilde görebilen çocuklar çözüm için destek isteyebilir ya da kendileri üstesinden gelebilir. 
  • Aktif dinleme, yaşanan problemi hedef almaz. Çocuğun kendi duygularını ve düşüncelerini tekrar düşünmesine, ifade ettiklerini değerlendirmesini sağlar. 

Çocuğunuzun söylediklerini ona geri yansıttığınızda her zaman onay almayabilirsiniz.  Örneğin; “Arkadaşlarını görememek seni korkutuyor, öyle mi?” dediğinizde cevap her zaman evet olmayabilir. Bu durumda çocuklar genelde hayır deyip iletişimi kesmez; konuşmaya ve aslında ne olduğunu, ne hissettiğini ifade etmeye çalışmaya devam ederler. 

Öte yandan, Aktif Dinleme yanıtı doğruysa, “Evet, arkadaşlarımı görememek beni korkutuyor.”, o zaman çocuk kendini anlaşılmış hissedecek, yoğun duyguların hafiflediğini deneyimleyecek ve sorun hakkında fikir edinmiş olacaktır. 

Aktif dinlemeyi sadece çocuklarla iletişimimizde bir araç olarak görmemeliyiz.

Yetişkinler de her zaman kendini iyi ifade edemeyebilir, değerlendiremeyebilir. Kimi zaman kendimizi kimi zamansa karşımızdakini duyamıyor, anlayamıyoruz. Çok fazla duygu ve düşünce var ve gerçekten içinden seçip almak, sorunlarımızın ya da duygularımızın kaynağına gitmek hepimiz için zor. Kendimizi birçok yönden geliştirebilir, güçlü ya da duyarlı olabiliriz. Bunun için birçok yol ve araç, kitap ve video mevcut. En kolay yolu ise sadece dinlemek ve dinlenmek.

Örneğin; terapiye gittiğimizde terapistimizin bilgisinden ve deneyiminden faydalanmak oldukça önemlidir. Bir yandan da aslında kendimizi duyabildiğimiz bir alan, değil mi? Bir odada kendinizi ifade etmeye çalışırken psikoloğunuz ya da danışmanınız çoğu zaman karışmadan, söylediklerinize ekleme yapmadan sadece sizin söylediklerinizi tekrar ederken ya da “doğru anlamış mıyım, …. mı diyorsun?” derken görürüz. Söylediklerimizi başka bir ağızdan duymak kendimizi, ifade ettiklerimizi ve duygularımızı tekrar değerlendirmemizi sağlar ve kendimize sorarız; “Gerçekten böyle mi düşünüyorum/hissediyorum/böyle mi görüyorum?”

Bir de terapistinizin sizin söylediklerinize karşın aniden “Hayır, öyle hissetmiyorsun; bence böyle hissediyorsun.” dediğini ya da sizi yargılayabileceğini, eleştirebileceğini düşünün.

Kendinizi böyle bir ortamda rahatça ifade edebilir, aklınızdan geçenleri söyleyebilir misiniz?

Ya da gerçekten problemin ne olduğunu görebilir, duygularınızı tekrar değerlendirebilir misiniz?

Çocukların da kendilerini ifade etmeye, kendilerini duymaya ihtiyaçları olduğunda ya da sizin onları anlamaya çalıştığınızda nasıl hissettiğini düşünün. Siz hangisini tercih ederdiniz? 

Aşağıda sizinle iki video paylaşıyoruz. Videolardan ilki “Ters Yüz” filminden bir sahne. Empatinin, sadece dinlenmenin, aslında çoğu zaman ihtiyacımız olan şey olduğunu ne kadar güzel gösteriyor. Zor ya da yoğun bir duygu yaşarken yokmuş gibi davranmak, hemen onu bastırmak mı; yoksa kabullenip, paylaşmak ve karşımızdakinin yargılamadan dinlemesi, yanımızda olması mı ihtiyacımız olan? 

İkinci video ise 90’ların sonunda yayınlanan “Herkes Raymond’u Sever” isimli diziden çocuklarla iletişimde aktif dinlemenin önemini ele alan bir sahne. 

*Bu yazı, Michelle Adams’ın 14 Nisan 2020 tarihli Gordon Training International, Parent Training Blog’da yayınlanan yazısından esinlenerek hazırlanmıştır.

Kategoriler: Gelişim

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir